30 Kasım 2009 Pazartesi

Revizyonmuş hadi len ordan, ŞİŞKO REZİLYON!

Uyandım;

Günlük güneşlik hava. Ağzıma tavuk sıçmış gibi, dizim acıyor. Ya ben daha geçenlerde toplamamış mıydım bu odayı ya? Bir kahve yaptım, izdivaç izliyorum. "Yalnızlıklarını son vermek için katılıyorlarmış bu programa." Bende mi katılsam ki? Kahvaltı yapmadım biraz düşündüm dünde pek bişi yemedim, e peki ben nasıl kilo alıyorum o zaman, puff! 3 haftadır spor salonunda gitmiyorum, gerçi gidince sanki kilo alıyormuş gibi hissediyorum ben ne yapsam kilo alıyormuşum gibi geliyor artık. Hava çok güzel, pikniğe gidilmeli be aslında. Bak ne diyorum biliyor musun adalara gidilmeli, hangisi olduğu önemli değil bisiklete binilebilse kardağa bile gidilirde neyse gidecek kimse yok ki?



Neşeli hayat'ı izledim, öyle alelade bir film. Kısa film tadında çekilmiş, şu BKM mutfağı etini sütünü kullandık birazda derisini kullanalım der gibi. Ersin'i pek sevemiyorum artık. Ama bir zamanlar alışveriş merkezinde noel babalık yapmış biri için gerçekten birşeyler ifade eden bir film, izlenesi. Amatör tadıyla ve duygusuyla, para dökülmüş 2012'den gömlek gömlek üstün bir film. Yılmaz Erdoğan'da, "bana bi şeyhler oluyor"daki Adnan Karakterini biraz daha mahsunlaştırıp, taşralaştırarak yeni bi karakter çıkartmış. Başlarda yapma gibi gelsede sonra alışarak keyifli bir karaktere dönüşüyor.

Kurban bayramı geçti, ailemin yanında geçirmediğim bir bayram daha. Hiç bayram geçirmiş gibi değilim, bana gelen hiçbir mesaja geride dönmedim. Biraz ayıp belki ama ne yapyım bayram gibi hissetmiyorum ki.

Uzun zamandır birşeyler yazmıyorum, artık yazmanın vakti gelmiş be okuyucu. Bu yazımada son verirken hayatıma revizyon vakti gelmiş diye tekrarlıyacağım... Sonra kendi kendime, hadi lan ordan, gene kıçını kaşıya kaşıya televizyonun karşısına yatıcaksın işte diyeceğim... ve gidip yatıcam...