Tuvalet kağıdı bitik bir umumi tuvalet ishali çaresizliğim,
naber lan blog ben geldim...
boka battım da geldim
yine bıçaklandım sırtımdan
yine uslanmadım
çok sevdim hiç sevilmedim
daha demin faka bastım da geldim...
En üstüne alınanınıza yakışıyor
"sevgilim" kelimesi
Hiç verimemiş hediyeler duruyor
kilerde biryerlerde
Sanki kafamın içi karanlık bir boşluk
Ve hep aynı cevapsız soru yankılanıyor
Ulan belli işte bana rahat batıyor
Bi tatminsizliktir gidiyor ömrümün en orta yerinde
Sürekli boş kaleye gol kaçırıyorum hissi
Kendi kurduğum kafeste hep aynı tekrarlar
Kussam iyi gelecek ama kusamıyorum
Paralel bir hayat yaşıyorum kapatınca gözlerimi
Daha mantıklı seçimler yapıyorum
İki kere iki dörtmüş işte...
Artık çok ağlıyorum nedensiz
Belki nedenli de, nedenini ben bilmiyorum
Bir de şey, kin tutamıyorum en zayıf yanım
Koca bir salağım hayır demeyi bilmiyorum
Aşırı doz empatiden kendi hayatımı yaşayamıyorum
Sevdiğim şeyleri sevemiyorum
Hiç bir şeye kıyamıyorum.
Tamam biliyorum blog hiç değişmedim
Aynı bokun lacisiyim sen de sıkıldın
Dönüp dönüp bakıyorum mazi ne hoşmuş
Kader diyemeyiz ben kendim ettim...