29 Temmuz 2010 Perşembe

Çikçikçikçik çikitaaaaaaaaaa


Uyandım;

Ve birçok şey yaşamama rağmen blog'a birşey yazmadığımı farkettim. Kısaca özetlemek gerekirse;
1. Öteyanımla Antalya'ya gittim;
  • Kendisine birlikte tatile çıkılmayacak, tatile çıkılırsa arkadaşların olduğu yere gidilmeyecek bir sevgili olduğumu ispat ettim.
  • Paintball yaptım. Müthiş bir keyif.
  • Aquapark'a gittim. Kaymak benim ruhumda var demiştim :P bilenbilir iyi kayarım...
  • Kırkahvesine gidip kitap okudum denize karşı.
  • Kemer Aura'ya gittik kankam&eşi, cihan&eşi, erkan&eli!, ben&öteyanım
2. Stand up'çı 3 çektik
  • Erkan şereflendirdi serimizi, ama çekim sırasında jandarma setimizi durdurdu. Çekimi ve setimizi zor kurtardık.
3. Denizli 'de yiğenimin düğünü için tüm aile buluştu. Arka bahçede ses ve ışık sistemi döşeyip ve bilgisayara vitural DJ yükleyip çok eğlenceli bir kına gecesi organize ettim. Çok eğlendik.


4. Web sayfamda ve www.standupci.tr.gg sitesinde efsaneleşmiş radyo yayınımıza tekrar başlıyoruz.

5. Domates ve fesleğen aldım evime.
Domateslerim kızarsın diye beklemekteyim. Bitki yetiştirmek ne hoş şey.

Böylelikle özetlemiş oldum son günleri. Yazmak güzel çünkü çok çabuk unutmaya başladım yaşadıklarımı, bir boşlukta yaşıyor, bir boşluktan başka bir boşluğa düşüyor zamanla insan. Mesele boşluğun tadını çıkarmak oluyor işte o zaman. Günler geçiyor ya bir yere koyduğun insanlar o yerleri haketmiyorlar, hak etmediklerini görüyorsun. Belki benim içinde öyle düşüneceksin ey okuyucu birgün yada düşünmeye başladın bile. Olsun herşeye rağmen ben seni çok sevdim hep sevicem valla bak. Neyse uzatmayayım, seninde vaktinden çalıyorum di mi? kısa kısa yazıp geçmeliyim aslında. hadi öptüm şap şup! turp gibiyim turppp turrppp..... çikita muzzz muzz muzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz.....

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Kabare Atöylesi


Uyandım;

Üç aylık, alışık olmadığım yorucu stresli bir sürecin sonuna. Ve Kabare Atölyesi bitti. "Hakan Kaçar" :P evet pek Aşk'ı memnun kadar olmasada kendimizce bir finalle.

Defalarca bırakma eşiğine geldiğim, eski metinlerden dolayı sıkıntı yaşadığımız, zamanın efsane oyunlarını alışık olunmayan oyuncular tekrar oynamaya çalıştığımız (! benim tercihim değildi) üstelik Zeki ile Metin'in haftalarca, aylarca çalıştığı oyunları bir hafta, on gün içinde ezberleyip oynamaya çalıştığımız bu iş ne kadar sıkılsam da birçok tatlı insanı tanımama vesile oldu.
Her hafta oyunu "komik veya değil - hakkıyla veya değil" oynayıp bitirdikten sonra evime dönerken yolda hep bu imkansız denecek şeyi başardığımız için kendimle ve oyuncu arkadaşlarımla gurur duydum. Hala bir haftada o kadar metni nasıl ezberlediğimize şaşarımda şaşarım.
Eğer bu programı evde izleyen bir izleyici olsaydım "kesin ben daha iyi oynardım" derdim. Çünkü hiç kimse TV yayınlanan bir şeyin nasıl yapıldığını arkasında neler çekildiğini bilmiyor. Bir oyuncunun ateşler içinde provalara gelmeye çalıştığını ve sahneye çıktığını, sinüzitimin ve alerjimin azdığını, kapanan nefes borumdan kan geldiğini, ailesinde ilişkisinde maddi durumunda zorluklar yaşamasında rağmen insanların o kısacık zamanda elinden geleni yaptığını bilmiyor. Acındırma politikası yapmaya çalışmıyorum, evet kötü bir iş çıkardık ama yinede bizi sevin demiyorum kendi adıma kendi içimden geçenleri söylüyorum. Birbirini hiç tanımayan bir ekibin o kısacık sürede oyun çıkarması insan üstü bir başarıdır, o ekipteki tüm oyuncu ve prodüksyondaki tüm arkadaşlarım hepiniz insan üstü yeteneklisiniz. Dileğim hepiniz çoook çok iyi yerlere gelirsiniz. Tam da ısınmaya başlamıştık birbirimize, doğaçlama eğlenmeye başlamıştık oysa...
Bu arada kabadayıdan kılıbığa, yaşlıdan çocuğa, ib.eden pezemenke birçok tipi canlandırdıktan sonra ekşi'ye "eşcinsel " karakterleri canlandıran adam olarak girmişim. Ya eşcinseli iyi oynuyorum yada seyredende bi ip.elik var!!! :) diye düşünüyorum - http://sozluk.sourtimes.org/show...


Not: Bu projede yapımcım olan Armağan Çağlayan'a da buradan özel bir teşekkür etmek istiyorum. Medya inanılmaz şekilde ön yargılar oluşturuyor insanda. İnanılmaz sıcak kanlı ve çok zeki bu kişiyle çalışabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.