16 Ağustos 2010 Pazartesi

Bu sabah yine her sabah ki gibi sıkıldım İstanbul'dan

Uyandım;

Öteyanımın orucu uykuya mı tutturuyorsun diyebileceği kadar geç. Söylemesi ayıp eve guitar hero bundle'ı aldık, o kadar zevk aldı ki bu bünye davul ve gitar çalarken, zevkten gitmiş olabilir oruç. Efendime söyliyim sonra şu slvestırın manyaklık yapıp bütün action artizlerini toplayıp çektiği filmi izlemeye gidelim dedik yer yok, eskiden yazın sinemaya gidilir mi anlayışı, hacım klimalı serin serin kak sinemaya gidelim anlayışıyla yer değiştirdi anlaşılan. Bu arada o filmle ilgili sizinde düşünceniz bigün silvestır bruce vilis ve niceleri çiçek pasaşında rakıları tokuştururken "sadıç sen ben bi film çekelim topla gel işte bütün tanıdıkları" cümlesinin ertesinde çıkmış bir film olması değil mi? Hadi ama kaç kişiyiz ki şurda zaten söyle içinden geçeni. Neyse izledikten sonra daha çok konuşuruz filme dair. Filmde yer bulamayınca bizde oyun oynadık. Sevgiliyle atari oynamak ne büyük zevk! Akabinde Florya sahilinde sandöviçlerle kekler pastalarla iftar yapmaca. Go kartta birinci olmaca. süper bişiyim lan ben! Teşekkürler çado öteyanım derviş gözde musy. Kendimin ne kadar harika olduğunu fark etmemi sağladığınız için. Şaka be yanımda olduğunuz için. güzel piknikti.

Gökhan Semiz'i bilir misiniz? Grup vitamindeki hani, grubun beyni herşeyi. 1998 yılında kaybettiğimiz müthiş yetenek. iddia ediyorum ki eğer yaşaysaydı Türk mizahı bambaşka yerlerde olacaktı. Zamanının çoook ötesinde bi espiri anlayışı vardı. Şaşıbakşaşırı canlı izleyenler bilir oyun öncesinde her seferinde onun "daha sabaha çok var gitme be yarim" şarkısını saygı duruşu niyetine çalmışımdır. Bugün aklıma geldi ve şarkılarını dinledim videolarının ve ekşisözlükteki hakkındaki yazıları okudum. Boğazıma öyle bişi düğümlendi ki sormayın. Gözyaşlarımı görmesinler diye balkona çıktım. Ne kanımdansın ne gördüm tanıştım ama çok değerliydin be abi. Çok özeldin. Çok önemli insanlarla tanıştım konuştum sohbet ettim ama, hepsini seninle bir saat sohbete feda ederdim. Keşke ölmeden önce yazdığın ve çekmeye başladığınız o diziyi izleyebilseydik. Mekanın cennet olsun nur içinde yat abim. :(


Bilenler bilir magnumun Bentley yarışması için bisürü çubuk toplamıştım. yediği dondurmanın çubuğunu çöpe attı diye küstüğüm arkadaşım var resmen. Ve o bentley benim olacaktı, kesindi. Onu satacaktım parayı bölüştürmüştüm kafamda, hayallerim vardı ırmaklarım vardı çakıl taşlarım vardı benim, ama bentleyi başkası kazandı biliyor musun? Başkası! Yedek talihli bile değildim ben, çekilişe vuvuzelalar baskı tişörtler pankartlarla gidecektik iyi ki gitmemişiz. Kazananın ismini gördüğüm anda dünyam başıma yıkıldı, içimde bi kin bi neftet. Gidip bulup arabayı çizesim geldi. Yalan değil. sonra o kadar istemeye istemeye yediğim ve yedirdiğim dondurmalardan dolayı algidaya kızdım. Pandacı oldum, ama buzdolabı içindeki "Allah kabul etsin" diyip iftar yapan panda reklamı yüzünden onlardan da soğudum. Yarın gidip bakırköy sahilinde avuç avuç magnum çubuklarını denize atıcam ve haykırıcam gökyüzüne, "g.tünüze girsin magnum çubukları, hmna kodumun çocukları" diye. Çok saçma buldum bu fikri hemen vazgeçtim.

öptüm nlan sizi okuyucu, yine gelin ha!

1 yorum:

  1. sayın duran yazınızı beşpara etmez olarak tik ledim çünkü;guitar hero da şahsınız tarafından kazıklandım resmen nispet yaparcasına bozuk cd yollayıp orjinalini yollamayıp bir de üstüne fotograflar attınız!!!olsun dedim,kardeş dedim,yar dedim,yaren dedim...çünkü yareni denizlililer iyi bilir dedim!...olmadı...en azından magnum konusunda küstüğünüz arkadaş listesinde adım geçer sandım,yoktu yıkıldım...ve bu yıkılmalar öyle sık oldu ki,tekrar ayaklanmaya korkar oldum...kötürüm bir dostluğun koltuk deyneği oldum...orada bensiz bizsiz yaptıklarınızı yazarak ve ortak zevklerinmize bir selam çakmadan yazığınız yazılar dolayısıyla o magnum çubuklarıyla iilgili kurduğunuz fantastik bedduayı size ediyorum şimdi....sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil