15 Ağustos 2011 Pazartesi

Yarım kalanların adamı

selam;

Sanki çok işim varmış gibi yazmıyorum size, meşgulmüş gibi görünmek hoşuma gidiyor diyelim. Bir işe yarıyormuş gibi davranmak. Neyse bırakın beni asıl sizden ne haber desem iki satır bişi yazmazsınız, okuyucusunuz siz geçerken uğramışsınızdır çünkü.
Yok be yok, iyiyim ben öyle depresif yazılar yazıp puan toplamak amacım, kanadı kırık bir kuş gibi sızlanıp ilgi istemek sizden, evet hepinizden. Sevgi arsızıyım ben, DAHA ÇOK SEVİN BENİ DAHA ÇOK GÜLÜN BANA...

Şimdi çok alakasız belki ama, gerçekten daha paylaşacağımız şeyler olan dostlarım. Ne çabuk evlendiniz... yada ben çok geç kaldım... herneyse... çok mutlu olun...

----------------------------------------------------------------------------
Halbuki ne çok hayallerim vardı di mi benim?
Bitmek tükenmek bilmez mutluluklar
Kahkahalar, yavaş ve güzel geçen zaman...
Şimdi heybemde pişmanlıklar
Her yanımda yarım kalan aşklar, işler, zaman...
Ve ne yazık ki en çok ben inanmışım sevildiğim yalanına
Oysa ilk ben gözden çıkarılmışım... tamam...
Sustum.
Gözleri ve sözleri yaralarıma merhem kadın...
Hayır, bunlar ne sitem nede kahır,
Sen en iyisi beni şey diye çağır;
Yarım kalanların adamı...
(çok uzun zaman olmuş bişiler karalamayalı şimdi fark ettim)

Neyse gelelim sadete;
* Evime hırsız girdi, 2 laptop bir televizyon. (yenilenmiş oldular :))
* Öteyanımla marmaris seyahati (herşey dahil otellerden birkez daha nefret ettim, herşeyden önce çalışıyormuşum gibi geliyor of kurtulamıcam bu histen, ayrıca; barlar sokağı fenaymış :))
* Arabamın şase numarasındaki sorun yüzünden yıllardır ilk defa bir aydan fazla süreyle Denizli'de kaldım. Anladım ki denizsiz şehir bana yaramıyor hasta ediyor. (Biraz daha zorlarlarsa arabayı çaldığıma ikna olucam :))
* Yiğenimin adı Ahmet Mete hepinizi döver, ona göre.
Gene gelin, öptüm...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder