21 Şubat 2010 Pazar

Ben bi şaka yaptım, sen güldün, bense küçük bir prens


şimdi, yani gecenin bu saatinde ağlıyorsam
ağlamak dediğim öyle gözleri yaşartmak değil hani
için için, gürül gürül
biri sebebi vardır elbet gülüm...

Ben bi şaka yaptım,
Sen güldün,
Bense küçük bir prens...


en yaralı yerlerimden yırtıp atmak isterim kendimi zaman zaman
tuzlu tuzlu ağlarım yaralarıma kimse bilmez
çığlıklarım yankılanır dehlizlerimde
ucu karanlık, ucu sessiz, ucu yalnız...

Yalnız, fısıltılarımız
Yalnız, gülüşmelerimiz
Kaldı yadigar kulaklarımda
Gülüm
Hadi beni bileklerinde sakla...
bu saatte uyanıp ağlıyorsam
bir sebebim vardır elbet gurbetim,
bilmezsin,
ben senden mütevellitim aslında
dudaklarımda kalan tadınla
yetinmeye çalışıyorum
sensizlik çok zor
bilmezsin
Ne diyorum biliyor musun?
Şöyle mis gibi bir hellim peyniri olsa
Yanında rakı yanında sen...

birde bu şiiri kulaklarına fısıldamak isterdim
saçlarının arasından güdümlü kafiyeler toplayıp
yeni baştan inşaa etmek isterdim herşeyi,
en sevdiğin şarkıyı ben yazmak isterdim mesela
bir beni alkışla isterdim
İzmir gibi sev isterdim beni...
Ne diyorum biliyor musun?
Galata köprüsü altında balık yemeli ilk fırsatta
Kaybedeceğimi bildiğim iddialara girmeli senle
Ha bide dudaklar... (neyse onu geç)
Seni seyretmeli uzun uzun...
Tazem...
bazen,
kendimi yanlış olmakla suçluyorum
af eyle yarim ben böyleyim
"ama bu kez farklı olsun diye
sen denersen bende denerim"
diyerek sonuna geldim
bu tumturaklı şiirimin...
kalbimi gazete kağıdıyla kapladım
kim gülerse gülsün umurumda değil
çok çalıştım, içinde bize dair notlar var
Aşkımız taktirlik gülüm
aşkımız yıldızlı pekiyi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder