Dolaştım bi oraya bi buraya. Yazmadım ne zamandır size, bazen yazmamakta iyi geliyor okuyucu. Yapılacak birçok şeyi fark edip gitmeden evvel yine bir şey yapmadan evde pinekliyorum ya ben, adam olmam ben. Ama güzel şeyler yapmadım değil hani bu hafta mesela hazandaydık, yemekler yaptı iki gün üst üste elleriyle canım benim. Onu tanımak için bile geldiysem yeter istanbula gelmem hani. Fotoğraflar Hazan'ın yaptığı yemeklerden.


Karşıya geçtim mesela, ben azıcık sallantıda midesi bulanan adamım, neler çektim siz düşünün denizin üstünde. Deniz tuttu beni, yine... Ya denizci olsaydım ya ben kapta falan... bööaaa düşünmesi bile kötü... bak yine bulanmaya başladı midem...
Aslında bu hafa sonu vedalaşacaktım İstanbul'la olmadı, yapamadım. Hafta sonu Çanakkaleye öteyanıma gitmece, önümüzdeki haftada herkesle vedalaşmaca. üff zor geldi bak gözüme yine. Gitmesem mi ki hiç?
Size buz pateni yaptığımı hiç yazmadım di mi sevgili okuyucu? Zaten iki kez yaptım ama aslında düzenli yapmalıyım. İlk kez gittiğimde hoca bile şaşırdı ne kadar iyi kaydığıma, ilk günden geri geri kaymayı öğrettikleri ilk kişiyim. Gerçi onlar ilk kez kaydığıma inanmadılar ama olsun. ikinci kayışımda da hoca senden iyi buz hokeyci olur dedi :) fena gaza geldim. Ama ağızları açık izlediler ilk günden böyle kaymama. :) bilmezler ki "kaymak" benim ruhumda var :))Nickname ile yazan blogculara bazen çok imreniyorum biliyor musunuz sevgili okur? Kimliğim bilinmeden yazsam ya arada ne güzel olur. Sadece kendimle paylaştığım şeyleri yazsam onları yorumlasanız. Ama böyle kendi ismimle yazınca olmuyor tabi, neyse sağlık olsun.
Bu gece mübarek Mevlid Kandiliydi. Kandillerde telefonum mesaj dolardı nedense hiç kimseyede geri dönmezdim. Kötü niyetten değil, neden bilmem dönemezdim. Bu kandilde artık kimse yazmamaya başlamış. tek-tük var ama eskisi kadar değil. Ben mi çevremi kırdım yoksa çevrem mi değişmeye başladı? Kandiliniz mübarek olsun...
Kapıdan çıktığım zaman kesinlikle birşeyimi unutup tekrar eve dönüyorum. Artık ev arkadaşlarım ben çıktıktan sonra bir dakika içinde dönecek beş dakika içinde dönecek diye iddiaya giriyorlar. Bi keresinde arabanın anahtarını unuttuğuma arabanın yanına geldiğimde farkettim, eve anahtarı almak için döndüğümde anahtarı alıp telefonumu unuttuğumu bakırköye gidince farkettim. Birde anahtarı mı ve cüzdanımı hep kaybediyorum evin içinde. Bunca yıldan sonra Ufuk şak diye söylüyor nerde olduğunu, ben zamanında telefonla sorup öğrenmiştim kimlerden, annemde biliyor mesela nerde olduğunu telefonda, ben gözümle görmüyorum. Bide bilenler bilir evime yaklaşınca çişim geliyor, yıllardır böyle. Evime yaklaşınca bir çiş bastırıyor dostlar sormayın. Ya yapsam nolur diye düşündüğünüz oldu mu hiç altınıza, o derece sıkıştığınız?
Bugün sakallarımı kestim (yanlışlıkla). Sinirden bıyıklarımıda kesecektim ki öteyanımın tehtidiyle karşılaştım. "Bıyıklarını kesersen ayrılırım" :) bende ona "recep ivediği sinemada izlersen ayrılırım senden" diye tehtit etmiştim. ilişkimiz nasıl bir bıçak sırtında gördünüz mü dostlar :)) Neyse sakalları kesince dötüm gibi oldum yine :) bıyıkları kessem dötüm daha güzel kalabilir yanımda :) ama bu sayede farklı bir karakter çıktı bizde fotoğrafını çektik işte karşınızda yeni ben;


Hadi sevgili okur kendine iyi bak, görüşelim yine arayı bu kadar uzun tutma;)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder