Hasanım Burdur'a gitmeden bi kahvaltı yapalım dedi öğleden sonra Erkan Hasan ve ben konyaaltındaki, köy değirmeninden ayrılan donkişot a gittik. sağlam bir kahvaltı sağlam bir muhabbetten sonra sağlam bir çay ardındanda bir liraya masaj yapan şu koltuklar. Hayatımda ilk defa oturdum o şeylere, afedersiniz dötünüzün oraya kadar masaj yapıyolar. bilen bilir masaj yapmayı severim ama masaj yapılmasından hiç hoşlanmam. kıl oldum bu yüzden makinaya. ama hepimizin masaj yapılan halleri çok komikti çekmedik bak burada da fotoğraf tüh unuttuk işte. Neyse hasanı yolcu ettikten sonra Ersine gittik, Erkan yorgunluktan uyuya kaldı, biz ersinle anadolununkayipsarkilarinı izledik. Almanyadaki yiğenin sevdiceğine doğumgünü hediyesi için video hazırlamamı rica etmişti bu yüzden hızlı internet olan bir yeri bana tahsis ettiler ve ben gece 2 ye kadar montaj yaptım. Sonuç :işte burda. Bittiğinde Erkan ve Ersinle kaleiçine gittik. Arefeyi bayrama bağlamıştık artık, kaleiçi sakin ve bizimdi. Gün ağardı, bayram oldu ve biz uyuduk... öyle işte...

8 Ekimde Altın Portakal Film festivalindeyim. Onur rolünde oynadığım "Hangi Film" finallere kaldı. Festivale defalarca izleyici olarak giden ben bu sefer oyuncu olarak gidicem. Nasıl bir duygu anlatamam. ( gerçi zamanında festival açılışının kuyrupunda tanınmışlığım var ama, olsun :) ) Bir haftadır kostüm hazırlıyorum ama içimden geçen kostüm olmuyor malesef, çünkü aklımdaki kıyafeti kaldıramacak festival :( Neyse sonunda yayınlanan fragmanımızı burdan izleyebilirsiniz. www.hangi-film.com
biraz önce evimizin önünden beyaz bir araba son sürat geçti, arkasından 3 polis arabası geçti. sonra tekrar önümüzden sonra alt sokağımızdan arabalara çarpa çarpa geçtiler... Tıpkı bir hollywood filmi gibiydi... öyle işte....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder