Tam anlamıyla uyuyabilemesem de. Yıllar sonra yapılmış bir halı saha maçının ertesi evde harap ve bitap düşmüş uyuyamayıp midem bulanmış başım dönmüş olsa da, sahada harikalar yarattım o ayrı. Sahada arı gibi çalışan, "futbol sadece futbol değildir" zihniyetiyle skora değil görselliğe

hitap eden ben, maç sonunda merdiven basamağına ayağını kaldıramayan benle aynı ben.
Böyle günlerle ilgili bir tespitim var, baktın uyanamıyorsun baktın yataktan çıkasın yok baktın moraller sıfırın altında, hiç kalkma dost, yat çıkma o yatağın içinden hiç kendini de çevrenide üzme. Bugün öyle bir gündü işte ölümüne pasaparola.
Berber'e gidip kuafördeyim diyenlere, berber olup kendini kuaför gibi lanse edenlere, gıcığım arkadaş. Tuvalet yerine lavabo demek gibi bir şey lan bu.
Saçma sapan filmler izledim bugün, "Accidents happen" ve "Issız adam" gibi ikisini de ikinci izleyişim ikisini de ikinci kez beğenmeyişim lakin ikisinde de ilk kez aptal aptal ağlayışım bugün. Hadi hayırlısı...
Neyse ne yapayım, sevemedim ben bugünü gidip kitap okuyayım da sırasını savsın bugün...
İyi diyorsun, hoş diyorsun da Canım Abimcim, ya böyle günlerde dahi beni yataktan sürükleyerek çıkaran bir anneye sahipsem? :((
YanıtlaSil