"insan aldatana aşık olur" Eflatun
Uyandım;
.jpg)
Uyudum sonra tekrar uyandım... Falan filan işte. Hayatımın özeti bu aslında. Aman gecenin bu yarısına gelmiş bunları yazıyorken uyumak ve uyanmak hakkında yazmayı bırakmalıyım. Sanırım uyanamamaktan ziyade uyku zamanın günün doğru bölümüne yerleştirememek benim sorunum. Askerde, otelde, seyahat acentesinde çalışırken hep geceleri uyanık gündüzleri uyumak zorunda olan bu bünyeyi de haklı görmüyor değilim. Ah Annem ah, kıza kıza uyutsan ya yine gece 11 olunca sen beni.
.jpg)
Size en sevdiğim iki tabloyu göstereyim mi sevgili okur? Biri monaliza ile karşılaştırılan ama bakışlarından dolayı bence monaliza'yı katlayıp origami yapacak Vermeer'in "inci küpeli kız" tablosu. Allahaşkına, sizinde bu resmi görünce böyle içiniz bi garip olmuyor mu? Durup dururken ağlayasım geliyor benim, niyeyse, o resimdeki kıza yardım edesim geliyor. Diğer resimde Michelangelo'nun Sistine şapelindeki freskinin şu detayı. Adem'in yaradılışını anlatan bu resimde çok şaşalı, büyük, özel gelir gözüme.


Son zamanlarda izlediğim en güzel filmi, istiklal caddesindeki bağımsız filmler gösteren beyoğlu sinemasında izledim. Vizyondayken bir türlü zaman bulamadığım filmi öteyanımla beraber izledik. Film harikaydı süperdi nefisti. (ki Saadet Işıl Atasoy da ;ilk yıllar önce bir kısa filmde görmüş, güzelliğine hayran kalmış sırf onun için yumurta filmini bile izlemeyi başarmıştım) Kesinlikle izlenemesi gereken bir film şiddetle tavsiye ederim. Beyoğlu sinemasına gelince, "biz bağımsız filmleri gösteriyoruz arkadaşım" duruşları var saygı duyarım, salaş bir fuaye kimilerine sıcak gelebilir başım üstüne, kötü ses sistemi ve görüntü buz gibi salon, e biletler ucuz onada eyvalla. Ama patlamış mısır satılmamasına dayanamam arkadaş ben. Üstelik kafetaryadaki kıza sorduğumda da "biz satmıyoruz" cümlesine"biz popcorn sineması göstermiyoruz aloo" alt metnini döşemesine ve yanındaki kız arkadaşlarıyla arkamdan "ayıya bak" diye çekiştirmelerine dayanam. Zaten buz gibi salonunuzda bir tek sevdiğim ben ve iki liseli kız (bir fantezinin giriş cümlesi gibi oldu:))) varız, bari patlamış mısır zevkimize dokunmayın. Gelecek sefer yine o sinemaya gittiğimde mısırlarımızı yanımızda götüreceğim. Ki bazı sanat filmlerine dayanabilmek için koli koli patlamış mısıra ihtiyacım oluyor bunu kimse bilmiyor yar kimseler bilmiyor...
Osmanlı yemek kültürü hakkında bir radyo programı dinliyordum. Saray'da sofrada tuz ve baharat bulunmadığını yazmış bir yabancı gözlemci. Çünkü ahçılar öyle ayarında yaparmış ki ihtiyaç olmazmış. Şimdide gerçekten kaliteli bir ahçının yaptığı bir yemek için garsondan tuz istemeniz ahçıya yapılan bir hakaret algılanır ve sofrada tuz bulunmaz bilir misiniz? Birde Osmanlı döneminde yemek özellikle sonuna kadar yenmez kediye köpeğe kurda kuşa karıncaya bırakılırmış, çünkü onlarında hakkı var diye onların haklarını yemekten korkarlarmış.

Öteyanım elcazlarıyla sevdiceğine börek yaptı sevgili okuyucu, yemede yanında yat hani. Erkeğinin kalbine börekten yapılma otoyol yani. Börek yapıp etrafımda dört dönüp mutluluktan başımı döndüren öteyanıma buradan bir kez daha teşekkürler.
Bakın size harika bir parça dinleyip ağlayasınız diye. Ben öyle yapıyorum. Çok sulu göz oldum bu aralar ben usta. Burayı tıklayın, kulaklıkla son ses dinleyin, sabah akşam tok karna, boş kalbe...
Antalya'da üniversitenin önündeki o üst geçitten geçerken yazdığım bir şiirle ve o şiirimin esin kaynağı nazım şiirinin videosuyla veda edeyim bugünde size sevgili okur.
Seni düşünmek güzel şey
Sana dair hayaller kurmak
Yolunu gözlemek
Telefonunu beklemek sabaha karşı dörtte
Bir damla uyku girmese bile gözüme
Uykuya değil sana hasretlik çekmek
Güzel şey...
Antalya
Not: Telsim'in geceleri ücretsiz olduğu bir dönem vardı, çatısından yağmur girip bütün kitaplarımı şişirdiği rutubet kokulu birde evim. O rutubet kokusu geldi şimdi burnuma, buram buram ne güzel :)
Hakan, ben sana bu giriş cümlesni yazmayı düşünüyodum tamda, ama sen kullanmışsın zaten:) yine de;
YanıtlaSiluyandım,
yine uyudum sonra yine uyandım ve uyudum böle geçti günler, aylar, hatta yıllar...ben birdaha uyandığımda gerçek anlamda uyanmak istiyorum en azından gelecek salı içimde tekrar sevgiyi yaşayarak uyanmak istiyorum...