7 Şubat 2010 Pazar

Kussam geçicek ama ben yine(!) sustum... En çekilmez yanımdır suskunluğum...

Uyandım,

Hiç gereği yokken hemde... O pasaparola günlerinden biriydi yine bugün. Öteyanımla kahvaltıda, Bakırköy'de yenilen tostla bozulan mide (bugüne kadar ben bu organımızı "miğde" diye yazıyormuşum şimdi farkına vardım:)) ile başladım güne. Sıkıcı bir cumartesi ve küçük tatsızlıklar... Hani bazen süs niyetine orasına burasında soru işareti takarsınız ya hayatınızın, kendinize yabancılaşırsınız bazen, evde tek başına bir yabancıyla oturuyormuş hissine kapılır ve ottan boktan muhabbet açmaya çalışırsınız ya kendinizle; hadi ama hiç mi olmuyor? İşte öyle alabildiğine yalnız bir gün geçti şubattan sessiz sedasız... Bugünü kussam geçecekti sanki ama ben susmayı tercih ettiğimden yine, kanırtarak geçti, fikrim poposunun üstüne oturamıyor şimdi, beynim ve kalbim gazi...
Serdar Ortaç diyordum, hayatta ilk aldığım kasettir "Yaz yağmuru" sevgili okur bilir misin? Kaçınız tükenmez kalemle kaset sardı ki şu fani dünyada sorarım, bir "yaz yağmuru" albümünü gece gündüz demeden A tarafı senin B tarafı benim dinledi ki? İçinizden "kafayı yormam sonuna bakmam ben adam olmam" dediğinizi duyar gibiyim. O değilde Serdar'cım o klipte kız seni cipe yaslayıp yemeye başlarken arkadan gelen kamyonu bir izah eder misin canım kardeşim? :) Sette bir Allah'ın kulu çıkıp ta hooop demedi mi? Yönetmen, Serdarcım görüntüye kamyon girdi bir daha çekcez demedi mi? O şöför de ne diye hızlandı sizi görünce? Aha karı azmış adama saldırıyo dur ben icabına bakiim diye senin yardımına mı koştu kamyoncu arkadaşımız? Bunların cevabını elektronik posta olarak bekliyorum, normal posta ile bir iki imzalı cd'ni ve yaz yağmuru kasetini bekliyorum bendekini teyp sarmıştı çünkü...



****

Ne hasta bekler sabahı
Ne taze ölüyü mezar
Ne de şeytan bir günahı
Seni beklediğim kadar

Geçti istemem gelmeni
Yokluğunda buldum seni
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar...
N.Fazıl Kısakürek

Dün kankam canım benim, canım benim onu ben pek çok pek çok severim Tolga'nın doğum günüydü. Kendisi beni arayarak, ağzıma sıçma suretiynen hatırlattı. Ama özünde ne gün olduğu önemli değil ki, öyle veya böyle doğup beni tamamladığı için dosttan öte kardeşim binlerce teşekkür ederim... (evet bunu da yemedi, saklıkentten telefon bağlantısıyla bana kaydı, kaysın hakkıdır :) Canımdır o benim, cancazımdır... Kadehimi kankama kaldırıyorum, sen uzaklarda değiliiiiiiiiil, damarımda kanımsııııııııınnnnnnnnnnnnnnn....


Bu sene en özgün senaryo dalında oskara aday"Up" filmi izlendi öteyanın yanında. Çok beğenildi, sevgili okuyucuya da tavsiye edildi şimdi. Küçücük detaylara kahkahalarla güldüm. seviyorum ben böyle animasyonları dostlar. Bu arada izlemediyseniz "9"u da bir araya sıkıştırın derim. Yapın böyle animasyonlar ya, bir ara kötü kedi şerafettin'in animasyon filmi yapılıyordu noldu bilen varsa ses etsin...
Bişi diyim mi sevgili okuyucu, canım sıkkındı aslında ama bu yazıyı yazdıktan sonra ferahladım gitti doğrusu. Halbuki hesaplaşamadım da kendimle, geçici de olsa güzel bir his bu his, sağ olun-var olun...

1 yorum: