25 Aralık 2009 Cuma

Bez dolap kokulu bir gün!

Uyandım;

Mahkemeye gitmek için. Öteyanımın mahkemesi vardı, :) belalı bir sevgilim var benim ona göre ;) Hayatımda ilk kez mahkemeye gittim, üstelik onca yıl hukukla o kadar içli dışlıyken, garip. Allah orada bulunanlara kolaylık, sabır ve akıl fikir versin diyorum. Kapıdan çıkarken "Ablacım gözün bağlı diye o teraziyle oynadıklarının farkında değilsin, ceza olarak o kılıç dötüne girsin" diye fısıldadım kulağına heykelin... Cevap vermedi!

Temizlikçi ablayla oturup çay içtik pencerenin önünde. Kızlarını evlendirdiğini, torunlarını özlediğini falan anlattı. Özbekistan'dan burasının nasıl göründüğünden, düğünlerinin nasıl eğlenceli olduğundan bahsetti. Keyifliydi.

Sadece yatmadan önce kitap okumak, ne zaman kitap okumaya başlasam uykumun gelmesine sebep olmaya başlamış. Tıpta "öğrenilmiş uykuculuk" diye tabir ettiğimiz bu hastalığın günümüz Hakan'ında okuma zorluğu çektirdiği aşikar.

Ve sonunda Avatar'a gidildi. Real3D de izlendi. İmax veya Xpand tavsiye ediliyor. Ne kadar hakkında yazı okuduysam filmin senaryosunu kötülüyordu. Aksine görüntülere mest olduğum kadar hikayeden de oldukça keyif aldığımı söylemeliyim sevgili okuyucu. Şu anda sinemanın geldiği yeri gösteren, geleceği yer hakkında fikir veren bir film. Evet Dvd de hatta blue-ray izlenir ama bir kere olsun sinemada izlenmesi farzdır. Kaçırmayın derim ben. Teşekkürler James Cameron...

İş çıkışı kapıda öteyanımı beklemece, beklerken radyodan muzo dinlemece. İronik ama gerçek bir yazı oldu sevgili okuyucu bugün, anlayana sivri sinek saz, anlamayanın kafasına ceza hukuku kitabıyla vursak az!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder