29 Aralık 2009 Salı

Zevle susabilmektir dost olmak!

Uyandım;

Uyandırıldım aslında, kahvaltı yapalım diye gelmiş, özlemiş öteyanım çünkü. Ne güzel! O gelmiş, beni mutlu etmiş bende ona kahvaltı hazırlamaz mıyım? Hazırlarım tabi, bal-kaymak prenseslere layık. Ha bide ellerimle hazırladığım ev makarnasını ilk ona yaptım. Gülüşe gülüşe yedik. Ne güzel! Böyle kafemde yapsam ya makarnadır pizzadır pohaçadır... Ayrıca makarna sosumuda değiştirdim, meksika sos kullanıyorum artık, ananaslı körili o sosu bıraktım. ( Saçını sakalını kaşını keser Şems, Rumi'ye giderken. Değişir, değiştirir aşk onu, benimki de o hesap!) Ve karşınızda ilk ev makarnam, birazcık yedikten sonra aklıma geldi size fotoğrafını çekmek.

Zamanın birinde, üniversiteye giderken, gecenin bir yarısı çıkıp kayısı ceviz bulmuştum pilav yapmak için. Öyle birden aklıma gelmiş saatlerce uğraşmıştım, gece 1 de misafirim gelmiş ufuk ben o balkonda yemiştik. Ta o zamanlardan belliydi elimin yatkın olduğu bu işlere ama değerim bilinmemiş, yaptığım iş gerektiği kadar methedilmemiş demek ki!

Askere gittiğimden beri sahneye çıkmamıştım, en son 2009 yılbaşı gecesi askerdeyken sahneye çıkmıştım. Çok özlemişim, şimdi plato film okulun sahnesinde doğaçlama yapıyoruz. Yeni bir ekibe dahil olmak zor ama bir kere kabul edildikten sonra çok eğlenceli. İzleyin isterim bir gün gitgide alışıyorum dönüyorum o eski günlere.

Bazen susar insan, olur böyle şeyler. Susarsın çok sevsen de yanındakini, o senle konuşmak istese de susarsın. O'nun yanında susmak istersin, yalnızken de susarsın çaresiz ama birinin yanında susabiliyorsan eğer güzeldir. Zaten dost, yanyana konuşmadan sessiz durabildiğin ve bundan rahatsız olmadığın kişi değil midir? Yabancı biriyle baş başa kaldığınız ve konuşacak bir şeyler aradığınız olmadı mı yani? Olur böyle şeyler, takma kafana. Yanında biri öyle sessiz duruyorsa ve eğer bundan rahatsız olmuyorsa ne güzel!

Aşk'tan " Sonumuzu bilemeyiz. Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir."

Alexis Zorbas; Kazancakis'in karakteri. Üstelik Antony Quinn oynuyor. Öteyanıma sarılıp izledim bu carpe diem diye bağıran filmi, 1964 yapım siyah beyaz film. Oyunculuklar mimikler konu... Peki ya sözler;
"Tanrının koskocaman bir kalbi vardır ama bir günah var ki onu asla affetmez.... eğer bir kadın bir erkeği yatağına çağırır da erkek gitmezse! işte affedilmez günah. biliyorum çünkü bunu bana tanıdığım yaşlı ve çok bilge bir Türk söylemişti."
"insanları öldürdüm, köylerini yaktım, kadınlara tecavüz ettim! Neden? Çünkü onlar Türktü, ya da Bulgardı!
işte böyle saçma sapan aptal biriydim ben. "
Ve daha niceleri. İzlenmeli. Kesinlikle izlenmeli!
Bu arada, hiç sirtaki yaptınız mı? Dans hocam öğretmişti bir keresinde, birde askerden geldiğim gece bir yunan lokantasında eğlenmiştik o zaman yapmıştık. Bu film o lokantaya sevdiklerimle tekrar gitme kararı almama neden oldu. Sizleri de beklerim...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder