4 Aralık 2009 Cuma

"Allah'ın Fordçusu"


Uyandım;

Ağzıma sıçan şu tavuğu bulsam Hephaistos'a kurban edicem. Ama mutluyum, çünkü bir araba aldım. Artık fiestası olan bir ford'çuyum bende. Araba alma vesilesiyle ilk defa Ankara'ya gittim, Otogar'dan(Aşti diyorlar, banaysa Aşti pideci ismi gibi geliyor) metroya binip Batıkent'e kadar gittim. Sonra arabayı alıp otobandan doğruca İstanbul. Şimdi bakıyorum da Ankara'yı aslında baya bi gezmişim ama yerin altından.

Ankara'da dikkatimi çeken bir şey oldu; gördüğüm bir çok kişi ellerini dizlerinin üstünde kavuşturarak oturuyordu, sanki biraz mahzun ve mahçup. Kanka Çağrı'ya nedenini sorduğumda "üşümüşlerdir kanka" dedi. Sanırım haklıydı, dikkatimi çeken her şeyin altında bir komplo aramak, yani öküzün altına buzayı koyup bulmuş gibi yapmak... işte bu bizim hikayemiz öyle saf öyle temizzz...

Ankara'dan annemle döndük, oda şimdi burda benim yanımda. Her gelişinde keyif neşe ve mutluluk getiren bu müstesna hanım her seferinde odamıda yeniliyor. Bayrampaşa'daki forum İstanbul'a gidip İkea'nın altını üstüne getirdik. Odamın yeni hali çok güzel :) ama uyumayı seven bir adama bu yapılmaz ki...

PSP, çok tatlı bir alet. Yeniden oyun oynamayı sevdirdi be körolasıca...

Bugün sevgülümün tatil günü, ve onunla dolu dolu geçirmeyi planlıyorum. Evet evvelinde bir sevgilimin olduğundan bahsetmedim size ey okuyucu ama anlatırım vakti gelince. Tolga (en yakın arkadaşım) evlendi ve bendenizi fena gaza getirdi sanırım, gerçi altın bu kadar fırlamışken evlenilmez ki be kardeşim...

Bu günüde Şener Şen'in Çiçek Abbas'ından bir sahneyle bitirelim...



Hadi kalın sağlıcakla...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder